Lilypie - Personal pictureLilypie Second Birthday tickers

28 Kasım 2009 Cumartesi

İlk Bayramlarım ve Akrabalarım

Doğum günüme tam bir ay kaldı.. Ailem ve sevdiklerimle birlikte iki bayram geçirdim.
Annem, şeker ve kurban bayramından kareleri bir arada yayınlamaya karar verdi.
Önce, geçmiş şeker bayramından kareler:




beni objektife baktırabilmek için annem ve babam şaklaban olmuş! ama ben resme değil onların haline gülüyorum :)
Sonra babacığım annemle ikimizin, ilk bayram hatırası güzel bir fotoğrafını çekti...

Annem ağzıma götürmeyeyim diye sürekli ellerimi tutuyor...

şeker bayramında ilk olarak büyükannenecim ve Annemin Nurdan Teyzesi ni ziyaret ettik..

ikinci durak annemin İzmirden gelen kuzenleriyle birlikte, Sarıyer de ikamet eden annemin Nesrin Halası idi...

Annem, anneannem ve Nesrin Halam

Halam beni Salıncakta salladı...

Bir sonraki gün, havanın güzelliğini fırsat bilip; anneannem, dedem ve İzmirli Kuzenlerimiz sevgili Göldeli ailesiyle sahil keyfi yaptık.

VE KURBAN BAYRAMI....


ilk Durak babannem, dedem ve amcam...

Bu ara beni uyutmak iyice zorlaştı illa anneciğim de benimle yatsın istiyorum!


Yoğurt saatim hepimiz için zorlu geçiyor... Babannem, dedem ve babamın güzel teyzesi Aysun...


Amca ben kucakta oturacak adammıyım? Bende enerji bitmez, birak yerlerde yatıp yuvarlanayım...
Annemin kuzeni Hande.. Esmerlere zaafım var, onların kucağında ise gıkım çıkmaz!

Hey anneanneciğim de burdaymış!
Annemin en büyük teyzesi Nihal...
Annemin pek sevdiği eniştesi Yılmaz...





































27 Ekim 2009 Salı

mert eren le mühtesem bir gün!

Bu gün annem, babaannem ve ben babannemin en iyi dostu Hatice Teyze, torunu Mert Eren ve sevgili İdil Teyze'yi görmeye gidecegiz...

İşte geldik!

Hatırlatma ve ne kadar da büyüdüğümüzü gözler önüne serme amaçlı Mert Eren ile birlikte çekilmiş ilk fotoğrafımızı yayımlıyorum... Mert Eren burada anca 10 günlük ben 4.5 aylığım :)

Tatammm işte aylar sonra yanyana geldikkk!

Mert Eren misafirperverlik yapip elini uzattı..

Ben de ona madem dolasacağız koluma gir, düşe kalka ilerleriz dedim...

çekingenliğimi yenince kabadayılığım tuttu... En son masa üzerinde bile yatabilecek kadar ufak olan Mert Eren'im koca adam olmus, ama ben yine de onun abisi sayılırım, azıcık kabadayılık yapinca beni hemenn taklit etti!

Annelerimizin kucağında keyifteyiz..

Gençlik eğleniyor!

Babanne ve anneanne olmanın müthiş keyfi!

Biz iki yakışıklı eşleri değiştik, siz bizi bir de 20 li yaşlarda görün.. çok canlar yakacağız çokk!









16 Eylül 2009 Çarşamba

Kadim dostum memocan ile eğlenceli bir gün!

sabah erkenden uyandım. Babam bizi Mehmet Burak'a götürecek yupi yupi..
eeee hadi ama hazırlanın da çıkalım....
Kuşluk vakti kapılarında dikildik. Burak henüz uyuyordu ama geldiğimi duyunca hemen uyandı..
İrem Teyze, aktivite evi çok güzel ama biz en çok top oynamayı seviyoruz.
Burak'la birlikte birşeyler yapmak çok zevkli...
Aktivite masasında çalıştık...
Garsooon boğazımız kurudu, iki gazoz getir buraya!

Gazoz yoksa bu yap-boz u yerim
üstüne bu kitabı da yerim
İlk arabam... Ben, evde bunun kutusuyla oynarım genelde ama guzel hatrınız için Burak'la birlikte biraz bineyim..
Burak'la görüşmeyeli ben çok büyümüşüm, yerimde duramaz olmuşum; günün sonunda beni zapdedebilmek için böyle bir çözüm buldu ::)










27 Ağustos 2009 Perşembe

Emeklesem mi yürüsem mi?

Şu tırtıl kadar emeklesem yeter...
Üstüme rahat bişiler giyip geldim ama bu emekleme işini bir türlü kotaramadım; n'apsam olmuyor geri geri gidiyorum...

Bir fikrim var!
Biraz dinleneyim de söyleyeceğim...
Yolculuğuma yürüyerek devam etmeye karar verdim...

Şu koltuğa bir tırmansam gerisi kolay...
Bu mudur?
-Budur!






3 Ağustos 2009 Pazartesi

avşa'ya haftasonu kaçamağı..







Avşa da babannem ve dedemle birlikte yazlıktayım.
cumartesi sabahı uyandım. Doğrusu dedem nazik cildimi sinekler yemesin diye bana tam prenslere layık bir yatak hazırlamış ama akşam yolculuğu yaptığımız için uykumu pek alamadım


uykumu alamadım mı tuylerim tiken tiken olur...


ama bu yatakta keyfim pek yerinde...

komşunun salıncağına ise bayıldım

Babanne artık beni denize götürrrr....






Avşa da ilk kez denize giriyorum ama annem diyor ki her girdiğinde denizin temizliğine, suyun güzelliğine ilk kez denize giriyor gibi şaşırıyormuş...


Yaaaa beni denizden yoğurt yedirmek için mi çıkardınızzz....




yoğurt hiç sevmiyorum ama babamla oynamaya bayılıyorum!



Dedemin kucağında ise hemen mayışıyorum...
Bazen de birlikte şeftali yiyoruz...

Anne sen ver bakiiim o kamerayı bana

ver dediiim...
keşke o kadar çok demeseydim galiba dönüyoruz :(((


26 Aralık 2008 Cuma

hakan deniz in ağzından doğum hikayesi


(bu yazı kk-2008 aralik annelerine itafen yazılmıştır)
Sevgili teyzoşlarım,
İsmim Hakan Deniz, gerçi sizler beni ben de sizleri ve sizlerin kuzucuklarınızı çok iyi tanıyorum..Dokuz ay boyunca kah annem anlattı kah siz… ben de O sizlerle konuşurken onun karnından hep sizleri izledim..Gördüm! Hepinizin tek eli karnındaydı bir yandan kardeslerimi sevdiniz bir yandan sohbet ettiniz…Bazen onlara dil çıkardım, bazen el salladım sizin kuzucuklarla aramızda görünmez bir bağ oluştu hepimiz dost olduk…Annem doğum hikayemi biraz geciktirdi çünkü hiç böyle olabileceğini düşünmezdim ama laf aramızda biraz bunalımda kendisi, canı pek bişey yapmak istemiyor eh mecburen kendi doğum hikayemi kendim yazacağım:
24 Aralık Çarşamba gününden itibaren annem sancı çektiğini söylüyor fakat hastaneye gittiğimizde ne açılma ne de nst de sancı çıkmıyor kös kös eve dönüyorduk…Artık bütün hastane annemi tanımıştı. Neyse ki 26 Aralık Cuma sabahi saat 8 de hastaneye gittiğimizde 3 cm açılma olmuştu böylece sonunda annemi hastaneye yatırdılar. 12 ye kadar doktorumuzu bekledik. 12 de doktorumuz açılmanın iyi gittiğini fakat benim yola girmediğimi söyledi ve anneme suni sancı ile birlikte epidural bağladılar. Doktorumuz bu şekilde aç susuz (sezeryan ihtimaline karşı) saat 14.00 e kadar bekleyeceğimizi saat 14.00 de durumu tekrar değerlendireceğini söyledi. Saat 14’e kadar keyifle bekledik. 14 de doktorumuz tekrar geldi ve annemin su kesesini patlattı, suni sancıyı sonuna kadar verdi; böylece ben yolumu çok daha rahat bulacaktım.. Sancılar iki dakika da bire düştü ve epidural iyice etkisini yitirdi.. Annem odadan herkesi çıkardı, metin durmak istiyordu sadece babamı tuttu sancılar arttıkça ondan güç alıyordu , bir noktadan sonra sancılardan canı inanılmaz yanmaya başlamıştı .. “Hani epidural de hiçbişi hissetmeyecektik nerde bu devlet nerde anestezi uzmanı!!!” diye bağırıyordu .. Meğersem rahat ıkınabilsin diye son bir saat epidurali kesiyorlarmış… Böylece doğumhaneye girdik.. Saat bu arada 14.45 olmuştu. Artık dunyaya gelmek üzereydim. Babam da doğumu video ya çekmek ve beni karşılamak için yanımızdaydı. Doğumhane de çok keyifli bir ortam vardı herkes annemi rahatlatmaya çalışıyordu. Annem hiç bağırmadı sadece ıkınmaya konsantre oldu, ne kadar konsantre olursa ben o kadar çabuk gelecektim dünyaya, bir ebe hemşire annemin karnına bastırdı beni itti, itti ve birden bire 15.23 te tam 40. haftamın dolduğu gün yani tam dokuz ay on günlük, annekarnı macerasından sonra; dünyaya merhaba dedim… Suyumun o saate kadar gelmeyip doktorumuzun keseyi patlatması annemin normal doğum yapabilmesi için büyük şans oldu…Son bir saat çektiği acıya rağmen oldukça rahat bir doğumdu.
En güzel yanı da doğum bittiği andan itibaren sanki hiç doğum yapmamış gibi hissetmek.
Annem koşarak doğumhaneden çıkabilecek kadar sağlamdı.

21 Temmuz 2008 Pazartesi

artık cinsiyetinden eminiz sana gönül rahatlığıyla oğlum diye seslenebilirim,
İsmini ise Hakan Deniz koymaya karar verdik.

Henüz hareketlerini hissedemedim ama hamileliğim gayet güzel, enerjik geçiyor. Karın ağrılarımın sebebi senin böbreklerime baskı yapmanmış, ikili ve üçlü test sonuçlarımız gayet iyi çıktı ve sayende akdeniz anemisi olduğumu öğrendim.